Disiplinlerarası Afrika Çalışmaları
https://afrikacalismalari.com/index.php/pub
<p>Disiplinlerarası Afrika Çalışmaları Dergisi 2023 yılında uluslararası e-dergi olarak <strong>2980-2369 ISSN</strong> numarasıyla yayın hayatına başlamıştır. Türkiye ile başta ekonomik, tarihsel ve kültürel olmak üzere çok yönlü ilişkileri olan Afrika ülkelerinin dil, tarih, edebiyat, sanat ve kültürlerine ilişkin ulusal ve uluslararası düzeyde özgün ve disiplinlerarası bilimsel çalışmalara yer verilmektedir. Dergide Afrika ülkeleri ve medeniyetleri konularının yanı sıra Türkiye'nin Afrika ülkeleriyle olan çok yönlü ilişkileri bağlamında değerlendirilebilecek bütün disiplinlerden gelen araştırma ve incelemeye dayalı çalışmalar değerlendirmeye alınmaktadır; Türkiye ve Afrika ülkelerini konu alan dil, edebiyat, kültür, çeviribilim, tarih, halkbilimi, dil öğretimi, ekonomi, uluslararası ilişkiler, sosyoloji, psikoloji, felsefe, antropoloji vb. alanlardan ve bu alanların diğer disiplinlerle kurmuş olduğu ilişkileri ele alan Türkçe, İngilizce, Fransızca ve Arapça, Bambaraca, Swahili, Yoruba ve Haussa dillerinden makale, çeviri, derleme ve kitap tanıtımlarına yer verilmektedir.</p>Murat DELİBAŞtr-TRDisiplinlerarası Afrika Çalışmaları2980-2369EDİTÖRDEN
https://afrikacalismalari.com/index.php/pub/article/view/74
MURAT DELİBAŞ
Telif Hakkı (c) 2025 Disiplinlerarası Afrika Çalışmaları
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-12-292025-12-2932610Kitap Eleştirisi: Batı Afrika'da Arap Edebiyatı ve Sömürgecilik Karşısındaki Rolü (Youssoufa SOUMANA)
https://afrikacalismalari.com/index.php/pub/article/view/69
<p>Bu yazı, Youssoufa Soumana’nın <em data-start="31" data-end="96">Batı Afrika’da Arap Edebiyatı ve Sömürgecilik Karşısındaki Rolü</em> adlı kitabını tanıtan bir kitap incelemesidir. İncelemede, Batı Afrika’da Arap edebiyatının tarihsel gelişimi, İslamiyet’in bölgeye etkisi ve sömürgecilik sürecinde Arap dili ve edebiyatının direniş aracı olarak oynadığı rol ele alınmaktadır. Kitabın, kapsamlı kaynak kullanımı, kronolojik anlatımı ve zengin örnekleriyle alandaki önemli bir boşluğu dolduran temel bir başvuru eseri olduğu vurgulanmaktadır.</p>Merve ŞİMŞEK
Telif Hakkı (c) 2025 Disiplinlerarası Afrika Çalışmaları
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-12-292025-12-2932195197“Gençlik, Güç ve Muhalefet: Tanzanya’da 2020–2025 Sokak Gösterilerinin Siyasal İnşası"
https://afrikacalismalari.com/index.php/pub/article/view/72
<p>Bu araştırma, Tanzanya’da 2020–2025 yılları arasında gerçekleşen siyasal dönüşümleri incelemektedir. Araştırmanın odak noktası, 2020 ve 2025 seçimleri, 2024 anayasa reformları, devletin muhalefet üzerindeki baskı biçimleri ve sokak gösterileridir. Özellikle gençlik ve muhalefetin düzenlediği kitlesel gösterilerde dijital mobilizasyon ve yeni muhalefet kültürü, devletin kurumsallaşmış baskı mekanizmalarına karşı alternatif bir alan olarak öne çıkmıştır. Araştırmanın hipotezi, Tanzanya’da 2020–2025 yılları arasında gerçekleşen sokak gösterilerine karşı devletin uyguladığı baskılar sonucunda gençlerin dijital ağlar aracılığıyla esnek protesto biçimleri geliştirdiği ve bu yolla muhalefeti desteklediği yönünde formüle edilmiştir. Elde edilen bulgular, ülkede siyasal rekabetin devlet tarafından sınırlandırıldığını ve demokratik aktörlerin ile kurumların işlevselliğini yitirdiğini ortaya koymaktadır. İktidar partisi Chama Cha Mapinduzi’nin 2020 seçimleri, ülkede çok partili bir sistemin hukuken var olduğunu ancak pratikte işlemediğini göstermektedir. Muhalefet mitinglerinin yasaklanması, muhalefet liderlerinin tutuklanarak seçime katılımlarının engellenmesi, medya sansürü ve internet yasakları, Tanzanya’da otoriterleşmenin ve tek parti yönetimin belirginleştiğini göstermektedir. Öte yandan, muhalefet ve gençler sosyal ağlar üzerinden dijital mobilizasyon ve yeni bir muhalefet kültürü geliştirmiştir. Devlet ise yargı, ordu ve kolluk kuvvetleri gibi kurumsal aygıtları aracılığıyla siyasi faaliyetleri bastırmaktadır. Buna karşın, gençlerin muhalefet liderlerinin çağrılarına yanıt vermesi, ülkenin demokratikleşme sürecinin gelecek yıllarda şekillenebilecek potansiyelinin varlığını göstermektedir.</p>Kadir Şahin
Telif Hakkı (c) 2025 Disiplinlerarası Afrika Çalışmaları
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-12-292025-12-2932879810.5281/zenodo.18056918Contre-guerre asymétrique au Mali : Une stratégie intégrée de résilience multisectorielle pour contrer le sabotage des infrastructures, la fermeture des écoles, la destruction des récoltes et le vol de bétail.
https://afrikacalismalari.com/index.php/pub/article/view/66
<p>La guerre asymétrique au Mali, menée par des groupes armés djihadistes et criminels, ne se limite pas à des affrontements militaires directs. Elle se caractérise par une stratégie insidieuse de déstabilisation économique et sociale. Les cibles sont délibérément choisies pour maximiser l'impact sur la population civile et les capacités de l'État : infrastructures industrielles essentielles, écoles, récoltes agricoles et bétail. Cet article présente une stratégie de contre-guerre intégrée et multisectorielle. Elle propose une synergie entre technologies de pointe (drones, IA, RFID), des initiatives communautaires (unités d'autoprotection, pôles de résilience rurale) et une coopération régionale renforcée via l'Alliance des États du Sahel (AES). L'objectif est de créer un système de défense résilient qui ne se contente pas de réagir, mais qui protège activement les atouts vitaux du pays, maintient les services publics essentiels et démantèle les réseaux de financement illicites. La méthodologie repose sur des enquêtes de terrain menées de juillet à août 2025 dans les régions de Mopti, Gao et Tombouctou, impliquant 50 entretiens semi-structurés avec des acteurs locaux (chefs de village, agriculteurs, enseignants). Les résultats montrent une augmentation de 20 % de la sécurité perçue dans les zones pilotes grâce aux technologies, une réduction de 15 % des fermetures d'écoles via les pôles de résilience, et une baisse de 25 % des vols de bétail par la coopération AES. Ces avancées, évaluées à partir de données empiriques et d'analyses récentes, confirment l'originalité et la faisabilité de l'approche.</p>Ahmadou Touré
Telif Hakkı (c) 2025 Disiplinlerarası Afrika Çalışmaları
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-12-292025-12-29329911010.5281/zenodo.18056967La Khoutba Entre discours Religieux et Discours Politique au Cameroun
https://afrikacalismalari.com/index.php/pub/article/view/65
<p data-start="63" data-end="858"><strong data-start="63" data-end="72">Özet:</strong> Bu araştırma, Kamerun’da camilerde Cuma günleri verilen hutbeyi din ve politikanın kesişim noktasında söylemsel bir olgu olarak incelemektedir. Resmi olarak laik olan bu ülkede, özellikle çoğunlukla Müslümanların yaşadığı kuzey bölgelerinde dini pratikler toplumsal yaşamın derinliklerine işlemiştir. Bu bağlamda hutbe, yalnızca manevi ve ahlaki bir rehber olmanın ötesinde, giderek daha fazla sivil ve zaman zaman siyasi ifadeye de zemin hazırlayan bir platform işlevi görmektedir. İdeal anlamda İslamî öğretileri aktaran bir ibadet eylemi olması gereken hutbe, Afrika toplumlarındaki çağdaş sosyo-politik dinamikler nedeniyle bazı imamlar tarafından yönetişim, yolsuzluk, seçimler ya da toplumsal gerilimler gibi doğrudan dini olmayan konulara da değinilen bir araç hâline gelmiştir.</p> <p data-start="860" data-end="1543">Bu tez, söylem analizi, din sosyolojisi ve İslam araştırmalarını birleştiren disiplinlerarası bir yaklaşımla, Müslüman dini söylemin Afrika’daki postkolonyal bağlamda nasıl yeniden şekillendiğini araştırmaktadır. Araştırma, kapsamlı bir literatür taramasına, imamlar ve cemaat üyeleriyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelere ve Kamerun’un kuzeyindeki kentsel ve kırsal camilerden toplanan hutbe külliyatına dayanmaktadır. Tezin ilk bölümü, hutbenin yapılandırılmış bir dini pratik olarak ritüel ve normatif boyutlarını ele almaktadır. İkinci bölümde ise, hutbe söyleminin siyasi alana kayışı, içerikleri, bağlamları ve dini cemaatler tarafından nasıl algılandığı incelenmektedir.</p> <p data-start="1545" data-end="2166">Araştırmanın bulguları, hutbenin giderek toplumsal düzenleme ve kamusal konuşma aracı olarak kullanıldığını göstermektedir. Bazı cemaat üyeleri hutbeyi ahlaki farkındalık ve yurttaşlık eğitimi için bir alan olarak görürken, bazıları ise dini söylemin siyasileştirilmesini eleştirmektedir. Bu ikilik, imamların kamusal alandaki rolü, dini katılımın sınırları ve Kamerun bağlamında kutsal ile siyasi otorite arasındaki ilişki üzerine önemli soruları gündeme getirmektedir. Bu çalışma, Afrika’daki İslamî liderliğin dönüşen doğasına ve İslam’ın çağdaş siyasi meydan okumalar karşısında yaşadığı gerilimlere ışık tutmaktadır.</p> <p data-start="2168" data-end="2234"><strong data-start="2168" data-end="2190">Anahtar Kelimeler:</strong> hutbe, İslam, dini söylem, siyaset, Kamerun</p>Dr FABILOU
Telif Hakkı (c) 2025 Disiplinlerarası Afrika Çalışmaları
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-12-292025-12-293211113310.5281/zenodo.18056995 Module de formation en Approche par compétences (APC) des Enseignant des Ecoles MAARIF de Türkiye en Histoire et Géographie dans l’Enseignement Secondaire à Bamako au Mali
https://afrikacalismalari.com/index.php/pub/article/view/73
<p>Aujourd’hui, l’Approche par compétences (APC) est considérée comme l’une des meilleures « démarches » d’enseignement/apprentissage. Elle est orientée vers un savoir-agir en situation en vue d’une insertion de l’élève dans la société, d’un engagement dans des activités professionnelles, ou pour préparer la suite des études. Au-delà de l’activité prescrite par les méthodes actives en général, l’Approche par compétences se propose en particulier de pousser plus loin l’activité des élèves et du maître. A l’instar des Etablissements d’enseignement secondaire au Mali où l’APC est intégrée dans le programme d’enseignement, les Ecoles MAARIF de Türkiye à Bamako se doivent de former leurs enseignants à cette nouvelle approche d’enseignement-apprentissage afin de respecter la règlementation en vigueur en la matière. C’est dans ce contexte que nous nous sommes penchés sur l’APC, appliquée en Histoire et Géographie dans la perspective de la formation des enseignants des écoles MAARIf de Türkiye en termes d’applicabilité de l’APC dans les situations de classe,<br>d’amélioration des résultats de la pratique et du « nouveau rôle » dévolu au maître et à l’apprenant dans l’enseignement/apprentissage. La conception de ce module de formation nous a permis de faire un résumé succinct de la démarche APC appliquée en Histoire et Géographie en termes d’élaboration de la grille de correction, de la fiche de séquence et d’exemples de sujets avec des situations complexes. Enfin, ce module permet aux enseignants de la discipline Histoire et Géographie des Ecoles MAARIF de Türkiye à Bamako de mieux appréhender l’APC afin de son application pour booster les bons résultats scolaires. </p>Amadou Orbal DOLO
Telif Hakkı (c) 2025 Disiplinlerarası Afrika Çalışmaları
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-12-292025-12-2932135151Drones et reconquête territoriale au Sahel
https://afrikacalismalari.com/index.php/pub/article/view/70
<p>Résumé</p> <p>La reconquête des régions septentrionales du Mali, marquées par l’insécurité et la présence de groupes armés non étatiques, repose sur la modernisation des Forces Armées Maliennes (FAMa), notamment grâce à l’acquisition de drones turcs Bayraktar TB2 et Akıncı. La problématique s’articule autour de l’impact de cette coopération sur la souveraineté militaire et la gouvernance sécuritaire au Sahel. Méthodologiquement, l’étude combine sources primaires (rapports militaires, témoignages) et secondaires (articles de presse), avec une approche qualitative géopolitique et socio-économique, incluant 18 entretiens de terrain menés entre janvier et juin 2024. Les résultats montrent que ces drones ont permis la reprise de Kidal en novembre 2023 via une surveillance et des frappes précises, renforçant l’autonomie des FAMa grâce à la formation et au transfert de technologie. Globalement, cette coopération favorise une stabilisation endogène en intégrant sécurité et développement socio-économique, réduisant le chômage des jeunes via des initiatives turco-maliennes.</p>Ahmadou Touré
Telif Hakkı (c) 2025 Disiplinlerarası Afrika Çalışmaları
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-12-292025-12-293215316610.5281/zenodo.18056981Ritualisation du pouvoir et légitimation discursive : analyse du discours de prestation de serment du Président Paul Biya (6 novembre 2025)
https://afrikacalismalari.com/index.php/pub/article/view/71
<p>L’élection présidentielle d’octobre 2025 au Cameroun et la prestation de serment du Président Paul Biya le 6 novembre 2025 constituent un moment clé de ritualisation du pouvoir et de légitimation discursive. Cet article examine comment le discours de prestation de serment construit et reproduit la légitimité présidentielle à travers des procédés rhétoriques, des références institutionnelles et un ethos de continuité. L’analyse mobilise une approche critique du discours (Fairclough, 1992), enrichie par les notions de « masque du pouvoir » (Charaudeau, 2005) et de pouvoir symbolique dans la postcolonie (Mbembe, 2000). Le discours est étudié sous deux axes : la mise en scène du pouvoir et l’énonciation présidentielle, et le discours programmatique, portant sur la démocratie, la moralisation et le développement économique. Les résultats montrent que la prestation de serment consolide le pouvoir en combinant rituel institutionnel, promesse de développement et discours de continuité plutôt qu’en initiant une rupture politique.</p> <p><strong>Mots-clés :</strong> <strong>Biya, légitimation, rituel politique, discours présidentiel, postcolonie, continuité.</strong></p> <p> </p> <p><strong>Abstract :</strong></p> <p>The October 2025 presidential election in Cameroon and President Paul Biya’s swearing-in on 6 November 2025 represent a key moment of power ritualization and discursive legitimation. This article examines how the inaugural speech constructs and reinforces presidential legitimacy through rhetorical strategies, institutional references, and an ethos of continuity. The study employs critical discourse analysis (Fairclough, 1992), complemented by the concepts of the “mask of power” (Charaudeau, 2005) and symbolic power in the postcolony (Mbembe, 2000). The speech is analyzed along two axes: the staging of power and presidential enunciation, and the programmatic discourse addressing democracy, moralization, and economic development. Findings indicate that the swearing-in ceremony consolidates authority by combining institutional ritual, development promises, and continuity discourse rather than signaling a political rupture.</p> <p> </p>Dr FABILOU
Telif Hakkı (c) 2025 Disiplinlerarası Afrika Çalışmaları
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-12-292025-12-293216719310.5281/zenodo.18057024